Yaklaşık altı yıllık yoğun bir çalışmanın ürünü olarak ortaya çıkan ve DEM Yayınları’ndan basılan “Okumayı Okumak” isimli kitabımı sizlerle paylaşmak istedim.
Videoda; Kitabımın ortaya çıkış hikâyesini, İçeriğinde neler olduğunu, Kimlere niçin tavsiye ettiğimi konuştuk.
Kitabın birinci bölümünde okumak ameliyesi üzerine yazılmış yazılar, okumanın ilkeleri ve tavsiyeler bulunuyor. İkinci bölümde, hakkında tahlil yazısı yazdığım 265 kitap konularına göre kategorize edilmiş olarak bulunuyor. Üçüncü bölümde ise farklı seviye ve konularda okuma listeleri yer alıyor.
Ali Emre’nin “Mağribli Güvercin Fatıma Fihri” adlı romanını bu videoda tahlil etmeye çalıştık.
Roman, 9. yüzyılda Tunus ve Fas coğrafyasında yaşayan, varlıklı ve hayırsever bir ailenin kızı olan Fatıma Fihri’nin hayatını konu alıyor. Babasından kalan büyük mirası dünyevi arzular için değil, Allah’ın rızasını kazanmak için değerlendiren Fatıma Fihri; ihlası, takvası ve azmiyle bugün dünyanın en eski eğitim kurumlarından biri olarak kabul edilen Karaviyyin Medresesi’nin kurulmasına öncülük ediyor.
Bu kitap bana şu hakikati yeniden hatırlattı:
“Siz ömrü hayatınızda Allah’ın rızasını gözetirseniz, vefat ettikten sonra da Allah sizi gözetir.”
Türk şiiri ve düşünce dünyasında derin izler bırakan şair, yazar ve fikir adamı Sezai Karakoç’un fikirlerini ve şiirlerini kaligrafi çalışmalarıyla somutlaştıran Sabahattin Nayir’in Rami Kütüphanesi’nde açıtığı sergiyle ilgili konuştuk.
Sabahattin Nayir Sezai Karakoç ile olan bağını, serginin nasıl hayata geçtiğini, eserlerini oluştururken yaşadığı ilginç olayları anlattı.
İslam’ın kılıç zoruyla yayıldığı iddiası uzun yıllardır tekrar edilen tarihsel söylemlerden biri. Peki dünyanın en kalabalık Müslüman nüfusuna sahip ülkesi olan Endonezya nasıl Müslüman oldu?
Bu videoda Endonezya örneği üzerinden İslam’ın yayılış sürecini ele alıyor, insanların İslam’ı neden benimsediğini değerlendiriyoruz.
Eğer İslam yalnızca askerî fetihlerle yayılmış olsaydı, Müslümanlarla yerel halk arasında büyük savaşların yaşanmadığı Endonezya’nın bugün dünyanın en büyük Müslüman nüfusuna sahip ülkesi olması nasıl açıklanabilirdi?
Bu video; ticaret, ahlak, örneklik ve gönüllü kabul gibi unsurların İslam’ın yayılışındaki rolünü tartışmaktadır.
1913 yılında, Balkan Harbi’nin acıları henüz çok tazeyken yazılmış sıra dışı bir eser…
Molla Davutzade Mustafa Nazım Erzurumi’nin kaleme aldığı “Rüyada Terakki”, yalnızca bir edebî metin değil; aynı zamanda Osmanlı’nın yeniden ayağa kalkabileceğine dair bir medeniyet tasavvuru ve gelecek hayalinin ürünü.
Bu videoda kitabın ortaya çıktığı tarihî şartları, yazarın terakki anlayışını, geleceğin İstanbul’una dair öngörülerini ve bugün hâlâ tartışılabilecek fikirlerini ele alıyoruz.
Kitapta dikkat çeken bazı noktalar:
Adalar’a uzanan tren hatları
Boğaz üzerinde çok katlı köprüler
Ekran teknolojileri
İnsan Hakları Savunma Cemiyeti benzeri uluslararası yapılar
Tünel projeleri
Eğitim, aile ve toplum üzerine kapsamlı öneriler
Peki yazarın öngörüleri ne kadar gerçekleşti?
Bir asır önce yazılmış bu ütopik anlatı bize Osmanlı aydınlarının gelecek, medeniyet ve kalkınma hakkındaki düşünceleri hakkında neler söylüyor?
“İslam kılıç zoruyla yayıldı” iddiası gerçekten doğru mu?
Bu videoda “cihad” ve “îlâyıkelimetullah” kavramlarını tarihî ve ahlâkî boyutuyla ele alıyoruz.
Tarihin her döneminde güçlü devletler zayıfları ezdi, halklar işgal edildi, milyonlarca insan öldürüldü. Afrika’nın sömürgeleştirilmesinden Cezayir’e, Libya’dan Bosna’ya, Afganistan’dan Gazze’ye kadar dünyanın birçok yerinde büyük zulümler yaşandı.
Peki böyle zamanlarda zulme “dur” diyecek bir otoriteye ihtiyaç yok mu?
İslam’ın cihad anlayışı; insanları zorla dine sokmak değil, zulmü durdurmak, mazlumu korumak ve adaleti hâkim kılmak idealidir.
Videoda şu sorulara cevap arıyoruz:
Cihad gerçekten ne demektir? İlâyıkelimetullah neyi hedefler? İslam neden adalet merkezli bir dünya tasavvuru sunar? Modern dünyanın “özgürlük” söylemi neden çoğu zaman ikiyüzlüdür?
Yasin Aktay’ın “İsmail’in Gülüşü” kitabını konu ettiğimiz bu videoda; kurban ve hac ibadetlerinin sadece fıkhî veya teolojik değil, aynı zamanda sosyolojik, felsefî ve teo-politik boyutlarını konuşuyoruz.
Kitap, Yasin Aktay’ın yaklaşık 30 yıla yayılan yazılarından oluşuyor. Özellikle kurban ibadetinin “yakınlaştırma” anlamı, modern aklın ibadetlere yönelttiği itirazlar, hac ibadetinin modern hız çağında anlam kaybı ve Gazze bağlamında yapılan dikkat çekici analizler kitapta öne çıkıyor.
Videoda özellikle şu başlıklara değindik:
Tevrat, İncil ve Kur’an’daki İsmail-İshak anlatılarının farklılığı
“İsmail’in Gülüşü” metaforunun anlamı
Gazze göndermeleri ve teo-politik okumalar
Kurban ibadetinin sosyolojik yönü
Haccın modern dünyadaki anlam krizi
İbn Arabi, Kierkegaard, Eagleton ve Maimonides yorumları
Homo Sacer kavramı üzerinden Gazze analizi
Kitabın en dikkat çekici taraflarından biri ise Tevrat’taki “İsmail’in gülüşü” sahnesi üzerinden Yahudi düşüncesinin tarihsel karakterine dair yapılan yorumlar. Aktay’a göre bu anlatı, “başkasının gülüşünden rahatsız olma” fikrinin teo-politik bir arka planını da ortaya koyuyor.
Türkiye’nin büyük camilerinde yabancı turistlere İslam’ı anlatan gençler ne yapıyor? KİM Vakfı nasıl çalışıyor? Gerçekten her gün insanlar Müslüman oluyor mu?
Bu videoda KİM (Kültürler Arası İletişim Merkezi) Vakfı Başkanı Mustafa Karaca ile bir araya geldik ve vakfın yıllardır sürdürdüğü tebliğ faaliyetlerini konuştuk.
Mustafa Karaca; 📌 Büyük camilerde yürütülen yabancı dil destekli rehberlik faaliyetlerini, 📌 Onlarca dilde Kur’an-ı Kerim meallerini, 📌 Tebliğ eğitimi alan gençlerin çalışmalarını, 📌 Ve turistlerin İslam’a nasıl baktıklarını anlattı.
Sohbetimizin ardından birlikte Süleymaniye Camii’ne giderek sahadaki çalışmaları yerinde gözlemledik ve genç gönüllüleri dinledik.
Bu video; tebliğ, irşad, medeniyet, cami kültürü ve İslam’ın evrensel mesajı üzerine önemli bir pencere sunuyor.