"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: Youtube Videoları

Arayıştan Teslimiyete: “Benim Olmayan Ev”den Mekke’ye Hidayet Yolculuğu | Mekke’ye Kanmak

Fas’ın tanınmış akademisyen ve bürokratlarından Hassan Aourid’in otobiyografik romanı “Mekke’ye Kanmak”, makam, şöhret ve inançsızlık kıskacında geçen yılların ardından Hac yolculuğuyla istikametini bulan sarsıcı bir hidayet öyküsünü anlatıyor.

Bu videomuzda, Aourid’in Batı düşüncesinin etkisinden silkinip kendi öz kimliğini bulma sürecini; kibirle hesaplaşmasını ve Mekke’de yaşadığı manevi dönüşümü detaylarıyla tahlil ediyoruz.

Videoda Öne Çıkan Başlıklar:
📌 “Benim Olmayan Ev” benzetmesi ve edilgenleşmeyi reddeden bir zihnin duruşu

📌 Batılılaşma, taklitçilik (Gazali vurgusu) ve Arap dünyasındaki kültürel çözülme

📌 Bir ameliyat sonrası doktorun verdiği ibretlik ders ve hayatın kırılma noktası

📌 Kibir duvarını yıkmak: Teslimiyetin ve Hac yolculuğunun felsefi/sosyolojik analizi

📌 Asr-ı Saadet tarihte mi kaldı, yoksa bugün de yaşıyor mu? (Sarsıcı rüya analizi)

Yorumlar kapalı

Aklın Alması vs. Aklın Anlaması: Ateizm Mantıklı mı? | Özkan Öze – Aklın Almadıkları

Aklın Almadığı İçin mi İnanmıyorsun, Kibirli Olduğun İçin mi? | Özkan Öze – Aklın Almadıkları

Özkan Öze’nin yeni çıkan kitabı Aklın Almadıkları, ateizm ve inançsızlık söylemlerinin arkasındaki psikolojik ve mantıksal açmazları, gençlerin zihnine dokunan özgün üslubuyla masaya yatırıyor. Bu videoda; aklın sınırlılıklarından “aklın alması” ile “aklın anlaması” arasındaki kritik farka, fıtratımızdaki inanma duygusundan gri bölgedeki sorgulamalara kadar kitaptan öne çıkan başlıkları analiz ediyoruz.

Ateist düşüncenin cavapsız bıraktığı çetin sorular, bilimin “nasıl” ve “niçin” soruları karşısındaki söz oyunları ve tanrıtanımazlığın zayıf zeminini Özkan Öze’nin pencerelerinden inceledik. Bir kitabı da hediye etmeye karar verdik. İyi seyirler!

📌 Videoda Öne Çıkan Başlıklar:

  • Giriş ve Kitabın Ana Teması
  • “İnanmıyorum” Demek Bir Bahane mi? (Kibir ve Akıl Bağlantısı)
  • Aklın Alması ile Aklın Anlaması Arasındaki Fark
  • İnanç ve İman Arasındaki İnce Çizgi
  • Hayatı Sorgulama Zorunluluğu ve “Vay Be!” Diyebilmek
  • Ateizmin Çetin Ceviz Soruları ve Bilimin “Rasyonellik” Oyunu
  • Şüphe ve Sorgulama: Gri Bölgede Yürümek
  • Değerlendirme ve Kitap Tavsiyesi
Yorumlar kapalı

Kocaeli Kitap Fuarında Roman ve Hikâye Avına Çıktık!

Türkiye’nin en büyük kitap fuarlarından olan Kocaeli Kitap Fuarı’na bu yıl da gittik.

Yayınevlerine “son dönemde yayınladığınız, gençlerle okunabilecek, müzakere edilebilecek roman ve hikâye kitaplarınız neler?” diye sorduk.

Toplam 9 yayınevinden onlarca roman ve hikâye derledik. Size de almak, okumak ve okutmak düştü 🙂

Ziyaret ettiğimiz yayınevleri:

Dergah Yayınları
Ötüken Neşriyat
Beyan Yayınları
İnsan Yayınları
Alaz Yayınları
İz Yayınları
Uğurböceği Yayınları
Nesil Yayınları
Ensar Neşriyat

Yorumlar kapalı

1400 Yıllık Roma Köprüsünde Bilge Bir İmparatoru Okumak: Marcus Aurelius – Düşünceler

Bu videoda, MS 121 yılında doğan, 40 yaşında koskoca bir imparatorluğun başına geçen ve 50 yaşından sonra askeri seferlerin ortasında kendi ruhuna öğütler yazan Stoacı imparator-filozof Marcus Aurelius’un “Düşünceler” kitabını inceliyoruz.

Çekimini Sakarya’da bulunan tarihi Justinianos Köprüsü üzerinde gerçekleştirdiğimiz bu videoda; Aurelius’un henüz bu köprü inşa edilmeden yaklaşık 400 yıl önce kaleme aldığı “kendi kendine söyleşileri”ne ve Stoacı ahlak anlayışına odaklanıyoruz.

📌 Videoda Yanıt Aradığımız Ana Sorular:

  • Bir imparator kendi kendine seslenerek nasıl ideal insana ulaşmaya çalışır?
  • “Kimden ne öğrendim?” sorusu bize vefa ve erdem hakkında ne söyler?
  • Başına gelen kötü olaylara yılgınlığa kapılmadan katlanmak bir şans mıdır?
Yorumlar kapalı

Bosna Katliamının Ortasında Bir Çocuk: Kurşunların da Rengi Var

Savaşın, sığınakların ve yokluğun ortasında büyüyen bir çocuğun gözünden Bosna…Bu videomuzda, 1992-1995 yılları arasında Bosna’da yaşanan Sırp katliamını, acıyı ve direnişi bizzat yaşayan yazar Emine Şeçeroviç Kaşlı’nın “Kurşunların da Rengi Var” kitabını inceliyoruz.

Saraybosna’da bomba ve kurşun sesleri altında geçen çocukluk yılları; bir çocuğun anlamlandıramadığı korkular, hayaller ve hissettiği o savunmasızlık retorikten uzak, yalın bir dille aktarılıyor.

Videoda öne çıkan konu başlıkları:

  • Yıllarca birlikte yaşayan komşuların bir anda nasıl düşmana dönüştüğü,
  • BM (Birleşmiş Milletler) askerlerinin tavrı ve Avrupalı ile Müslüman askerler arasındaki insaniyet farkı,
  • Sığınakta geçen yıllar, ölüm korkusu ve unutulmaya yüz tutan yakın tarih…

30 yıl önce “Medeniyetin Beşiği” denilen Avrupa’nın ortasında yaşanan bu soykırımı unutmamak ve ders çıkarmak adına mutlaka okunması gereken bir eser.

Yorumlar kapalı

Kemal Tahir Köy Enstitülerine Gerçekten Karşı Mıydı? | Bozkırdaki Çekirdek

Kemal Tahir’in “Bozkırdaki Çekirdek” romanı; kimilerine göre bir eğitim reformu, kimilerine göre rejim bekçiliğinin bir ürünü olan Köy Enstitülerini kendine has ve ezber bozan bir yaklaşımla ele alan Türk edebiyatının en tartışmalı yapıtlarından biri.

Bu videoda Kemal Tahir’in Enstitülere, Cumhuriyet devrimlerine ve moderniteye bakışını, romanın gösterdikleri ile söyledikleri arasındaki çelişkileri adım adım analiz ediyoruz.

📌 Video İçeriğinde Neler Var?

  • Köy Enstitülerinin kuruluş felsefesi
  • Kemal Tahir’in “doğruya doğru, eğriye eğri” diyen eleştirel duruşu
  • Köylüyü değiştirmek mi, yoksa değişimden korumak mı?
  • Romandaki “Ahlaksız Köylü” ve “Masum Enstitü” karşıtlığı
  • Kemal Tahir sol aydınlardan gerçekten farklı bir yerde mi duruyor?
  • Lise seviyesi ve genç okurlar için neden uygun değil?
Yorumlar kapalı

İyilik Nedir? Allah Katında Kim “İyi”dir? | Fatma Bayram – İyiler Yalnız Değildir

İyi insan olmak ne demektir? Bir insanın iyi olması için yalnızca nazik, yardımsever ve güzel ahlaklı olması yeterli midir? Peki Allah katında “iyilik” nasıl tanımlanıyor?

Bu videoda Fatma Bayram’ın “İyiler Yalnız Değildir” kitabını tahlil ettik.

Fatma Bayram, kitabında iyilik kavramını özellikle Bakara Suresi’nin 177. ayeti ve “birr” kavramı üzerinden ele alıyor. İyiliği yalnızca görgü, nezaket veya sosyal ilişkiler alanına hapsetmeyerek iman, ibadet, sosyal hayat ve ahlak boyutlarıyla birlikte değerlendiriyor.

Kitabın dikkat çekici taraflarından biri de “iyi insan” olmayı Müslümanın bütün hayatını kuşatan bir sorumluluk olarak ele alması. Allah’a ve ahirete iman, ibadetler, insanlarla ilişkiler ve ahlaki sorumluluklar bir bütün olarak karşımıza çıkıyor.

Kitap ayrıca özellikle gençlerin zihnini meşgul eden bazı sorulara cevaplar verirken, hayatın zorlukları karşısında bunalan insan için de teselli edici ve düşündürücü pencereler açıyor.

Videonun sonunda ise yazarın okuyucuya verdiği “okuma görevi” üzerinde de duruyoruz.

Modern dünyada iyilik kavramının giderek sıradanlaştırıldığı bir dönemde Fatma Bayram’ın bu çalışması bize önemli bir soruyu yeniden sorduruyor:

“Allah neyi iyilik kabul ediyor ve biz gerçekten iyi insanlar mıyız?”

Yorumlar kapalı

Delirmeler Sarayı: Güray Süngü’nün Zihinleri Zorlayan Romanı | Kitap Tahlili

Güray Süngü’nün “Delirmeler Sarayı” romanı, okuyucunun zihniyle oynayan, zamanı ve olayları sürekli yeniden kurgulayan, parçaları yüzlerce sayfa sonra bir araya getiren sıra dışı bir roman.

Bu videoda Delirmeler Sarayı’nı yalnızca konusu üzerinden değil, kurgusu, karakterleri, anlatım tekniği ve romanın arka planındaki meseleler üzerinden değerlendirmeye çalıştık.

Romanda sürekli geriye doğru sarılan zaman, farklı karakterlerin aynı olayları başka gözlerden yeniden yaşaması ve başlangıçta anlamsız görünen ayrıntıların ilerleyen sayfalarda anlam kazanması, romanın en dikkat çekici özelliklerinden.

Videoda özellikle;

  • Selim, Arif, İsmail ve Hakan karakterlerinin hikâyedeki yerlerini,
  • İhsan Zahir etrafında oluşan gizemi,
  • “Delirmeler Sarayı” ile “Rüyalar Sahnesi” arasındaki ilişkiyi,
  • Romanın zamanı geriye doğru sararak ilerleyen kurgusunu,
  • Güray Süngü’nün okuyucuyla kurduğu oyunu,
  • Selim’in yaşadığı iç ve manevi dönüşümü,
  • Romanın yazarlık ve edebiyatla kurduğu ilişkiyi,
  • “Niçin yazıyorsun?” sorusunun romanda aldığı farklı cevapları,
  • romanın son bölümlerinde önceki yüzlerce sayfanın nasıl anlam kazandığını

konuştuk.

Delirmeler Sarayı, özellikle kurgu üzerine düşünmeyi ve romanın nasıl yazıldığıyla ilgilenmeyi seven okurlar için sabır isteyen ama karşılığını veren bir okuma deneyimi sunuyor.

📚 Kitap: Delirmeler Sarayı
✍️ Yazar: Güray Süngü

Videoda romandan hareketle şu soruların da peşine düşüyoruz:

Gerçek nedir, rüya nedir?
Bir roman okuyucusundan ne kadar sabır isteyebilir?
Yazar, okuyucunun zihniyle neden oynar?
Ve insanın kendi dünyası ne kadar geniştir?

Yorumlar kapalı

Modern Batı Nasıl Kuruldu? | Şener Aktürk’ün Ezber Bozan Kitabı: “Modern Dünyanın Kökenleri”

Prof. Dr. Şener Aktürk’ün Modern Dünyanın Kökenleri adlı kitabı üzerine konuştuk.

Bu kitap, modern Batı medeniyetinin ortaya çıkışını klasik tarih anlatılarından farklı bir perspektifle ele alıyor. Yazar, Orta Çağ Avrupa’sındaki dinî ve etnik tasfiye süreçlerinin modern dünyanın şekillenmesinde belirleyici rol oynadığını savunurken, Batı merkezli sosyal bilim anlayışına da güçlü eleştiriler yöneltiyor.

Videoda kitabın temel tezlerini, dikkat çekici iddialarını, güçlü yönlerini ve düşündürdüğü soruları birlikte değerlendiriyoruz.

Eğer tarih, medeniyet, siyaset bilimi ve düşünce tarihiyle ilgileniyorsanız bu kitap mutlaka dikkatinizi çekecektir.

Videoda ele alınan başlıklardan bazıları:

  • Modern Batı’nın ortaya çıkışı
  • Avrupa’da dinî ve etnik tasfiyeler
  • Papalık ve ruhban sınıfının tarihsel rolü
  • Batı merkezli sosyal bilim eleştirisi
  • Avrupa medeniyeti üzerine alternatif tarih okuması
  • Şener Aktürk’ün temel tezleri
Yorumlar kapalı

Afrika’yı Kim Talan Etti? Osmanlı mı, Batı mı? | İki Kitap: Biri Yalan, Biri Gerçek

Bu videoda Afrika tarihi ve sömürgecilik tartışmaları üzerine yazılmış iki farklı kitabı birlikte değerlendiriyorum.

İlk kitap, Mostafa Minawi’nin Osmanlılar ve Afrika Talanı adlı eseri. Koç Üniversitesi Yayınları’ndan çıkan kitap, Osmanlı Devleti’nin Afrika’daki faaliyetlerini emperyalizm ve yayılmacılık çerçevesinde yorumlayarak Osmanlı’yı Avrupa sömürgeciliğiyle benzer bir konuma yerleştirmeye çalışıyor. Videoda bu yaklaşımın hangi noktalarda tartışmalı olduğunu, eserin oryantalist bakış açısıyla ilişkisini ve tarihî olayların yorumlanışına yönelik eleştirilerimi paylaşıyorum.

İkinci kitap ise Halim Gençoğlu’nun Batı’nın Afrika Talanı adlı çalışması. Bu eser, Afrika’da asıl sömürgeci pratiğin Avrupa devletleri tarafından yürütüldüğünü; işgal, köleleştirme, ekonomik sömürü ve kültürel yıkım süreçlerini tarihî örneklerle ortaya koyuyor. Ayrıca Osmanlı ile Batılı sömürgeci güçlerin Afrika’ya yaklaşımları arasındaki temel farkları ele alıyor.

Videoda şu sorulara cevap arıyoruz:

  • Osmanlı Devleti niçin emperyalist ve sömürgeci bir güç değildi?
  • Afrika’daki Avrupa yayılmacılığı hangi yöntemlerle gerçekleşti?
  • Tarih yazımında oryantalist bakış açısı nasıl etkiler oluşturuyor?
  • Aynı tarihî olaylar farklı ideolojik perspektiflerle nasıl yorumlanabiliyor?

Kitaplar üzerinden yürüyen bu tartışma yalnızca Osmanlı tarihini değil, günümüzde tarih anlatılarının nasıl inşa edildiğini anlamak açısından da önemli.

Yorumlar kapalı