Batı Medeniyeti’nin her açıdan Müslümalardan ilerde olduğu efsanesini yıkan bir araştırma hakkında konuştuk.
o Prof.Dr. Şener Aktürk’ün “Müslüman Ülkeler Neden Daha Güvenli?” isimli makalesini, o Prof.Dr. Steve Fish’in “Müslümanlar Farklı mı?” kitabını ve o Prof.Dr. Ahmet T. Kuru’nun bu kitap hakkındaki makalesini inceledik.
Müslüman toplumların Hristiyan toplumlardan hangi alanlarda ileride ve geride olduğu tespitlerini yorumladık.
Kitapta yapılan araştırmanın şu sonuçları hakkında konuştuk:
o Hristiyan toplumlardaki cinayet oranlarının Müslüman toplumlardan beş kat fazla olduğu gerçeği o Müslüman toplumlarda sosyal adalet ve entegrasyonun Hristiyan toplumlara göre çok daha gelişmiş olduğu
“Gelenek” denildiğinde zihninizde geri kalmışlık veya dogmatizm mi canlanıyor? Peki, bu algı gerçekten doğru mu yoksa modern dünya kurulurken bilinçli bir şekilde inşa edilmiş bir itibarsızlaştırma mı söz konusu?
Bu videoda;
Geleneğin aslında “ölülerin tahakkümü” değil, “dirilerin, ölülerin tecrübesinden istifade etmesi” olduğunu,
Modern zihnin neden Allah’tan, kutsaldan ve geçmişten kopuş üzerine inşa edildiğini,
Gelenek yıkılınca insanın özgürleşmek yerine nasıl algoritmaların ve piyasanın eline düştüğünü konuştuk.
Epstein dosyalarından sonra Batı’nın ahlaki yüzü ortaya çıktı. Peki bu ahlaksız zihniyet nasıl oldu da bize kendisini iyi bizi ise kötü göstermeyi başardı? Hangi taktikleri kullandı? Zihinlerimizi nasıl kötü olduğumuza ikna etti? Bu videoda temel olarak şu konulardan bahsediyoruz:
Toplumsal Sorunları Güldürerek Etkisizleştirme “Onlar İyi – Biz Kötüyüz” Algısı Kutsallaştırılan İsimler ve Kavramlar İtibarsızlaştırılan Değerler Çözüm Nedir? Ne Yapmalıyız?
Modernizmi sadece teknoloji ve ilerleme olarak değil, bir dünya görüşü olarak ele aldık.
Modernizm nedir? Gelenekle, dinle, aileyle ve anlam arayışıyla kurduğumuz bağı nasıl dönüştürdü? Bize gerçekten özgürlük mü getirdi, yoksa daha görünmez bağlar mı kurdu?
Bu videoda şu sorulara cevap arıyoruz:
Modernizm hangi düşünsel temeller üzerine kuruldu?
Hadislerin, Hz. Peygamber’den yaklaşık iki asır sonra kitaplaştırılmış olması, özellikle ateist çevreler tarafından hadislerin güvenilmezliğine delil olarak sunuluyor. Peki aynı mantık neden Antik Yunan filozofları için geçerli değil?
Sokrates, Platon, Aristoteles gibi isimlerle ilgili bilgilerin tamamı, onların ölümünden yüzyıllar sonra kaleme alınmış metinlere dayanıyor. Buna rağmen bu bilgiler neredeyse hiç sorgulanmıyor. Hadisler söz konusu olduğunda ise durum tamamen değişiyor.